‘Eğlence’ Kategorisi için Arşiv

Fıkra gibi diyologlar

Pazar, 22 Haziran 2008

Hürriyet  21 Haziran 2008

Fıkra gibi diyologlar

BİLGİSAYAR şirketlerinin müşterileri için 7 gün 24 saat teknik destek sağladığı çağrı merkezlerinde operatör ile bilgisayar kullanıcıları arasında yaşanan diyaloglar fıkraları aratmıyor.

Elektronik posta yoluyla binlerce kişiye ulaşan ‘teknik destek sohbetleri’ okuyanları gülmekten kırıp geçiriyor.

Bilgisayarlarında karşılaştıkları sorunların çözümü için çağrı merkezlerini arayan kullanıcılar, kendilerine yöneltilen sorulara verdikleri ilginç cevaplar ve tepkilerle dikkat çekiyor. İşte her biri fıkra tadında olan diyaloglardan bazıları:

* Teknik Destek: Nasıl bir bilgisayarınız var Ömer bey?
Müşteri: Beyaz

(more…)

Uyanık şoför…

Çarşamba, 21 Mayıs 2008

Cenaze arabasının şoförü, bir kıza seslenmiş:

- Şşşt kız! Gelsene arabayla gezelim.

Kız “Hadi oradan be!” deyince, şoför:

- Sen ne diyon bee! Millet bu arabaya binmek için ölüyo ölüyoo!!!

:)

Küçük kardeş…

Perşembe, 01 Mayıs 2008

- Dad says that they downloaded my little brother from the internet..

:)

Hırsız… (Selçuk Erdem)

Perşembe, 01 Mayıs 2008

- If i were you i would not get dressed like the burglars in the cartoons! 

:)

Diyet… (Erdil Yaşaroğlu)

Perşembe, 01 Mayıs 2008

- I’ll get the left one…

- Then i’ll get the diet one…

:)

Kapıyı açın… (Yiğit Özgür)

Perşembe, 01 Mayıs 2008

:)

Anlayabilene aşk olsun…

Pazartesi, 28 Nisan 2008

“Pragmatist bir manifestonun edimsel imgelenmelerine öykünen yaptırımları karakterize eden kuramların tümünü gerçekleyebilme yetisine haiz bir öngörümsel önerme varyantı olarak kabul edilse de, içsel çatışıklıkları pasivize etmenin bilişsel algılanması söz konusu olduğunda pitoresk bir tümevarım sağlayabilecek bir betimlemeyi, en marijinal kulvarlarda, ayrımlanabilir ve determinist bir tarzda angaje edebilme kapasitesine sahip olan nedir?”

Cevap:

(more…)

Müthiş dava…

Cuma, 04 Nisan 2008

Ünlü bir futbolcu, karısını öldürmekle suçlanıyordu. Futbolcu yakalanmıştı, ama karısının cesedi ortada yoktu.

Duruşma, Amerikan filmlerindeki gibiydi. Futbolcu, sanık sandalyesinde oturuyordu. Kucak dolusu parayla tuttuğu avukatı, jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu:

‘Sayın jüri üyeleri, müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum. Buna, az sonra sizler de inanacaksınız. Neden mi? Bakın, şimdi 1′den 10′a kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karısı, bu kapıdan içeri girecek. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10…’

Bütün jüri, kapıya döndü. Kimse girmedi içeri. Avukat, bir savunma dahisiydi, öldürücü hamlesini yaptı:

‘Bakın, siz de kadının öldüğüne inanmıyorsunuz. Çünkü hepiniz, içeri girecek diye kapıya baktınız. İşte kararı, buna göre vermenizi talep ediyorum.’

Jüri, ünlü futbolcuyu suçlu bulduğunu bildirdi ve dava bu şekilde sonuçlandı. Mahkeme çıkışında avukat, bayan jüri başkanına yaklaştı:

‘10′a kadar saydığımda, siz de diğer üyeler gibi kapıya bakmıştınız. Neden böyle bir karara imza attınız?’

‘Doğru!’ dedi jüri başkanı, ‘Ben de kapıya baktım, ama müvekkiliniz kapıya bakmıyordu!’

İnsan mı eşek mi?

Pazartesi, 10 Mart 2008

 

 

(insan) = (yemek) + (uyumak) + (para kazanmak için çalışmak) + (eğlenmek)

 

(eşek) = (yemek) + (uyumak)

 

olduğuna göre, ilk denklemde (yemek + uyumak) yerine (eşek) koyabiliriz.

(insan) = (eşek) + (para kazanmak için çalışmak) + (eğlenmek)

 

bu yeni denklemde, her iki taraftan (eğlenmek) çıkartılırsa:

 

(insan) - (eğlenmek) = (eşek) + (para kazanmak için çalışmak)

 

 

Sonuç:

(more…)

Sigara…

Perşembe, 06 Mart 2008

<— Sigaralı bölüm

Sigarasız bölüm —>

:)